The Conscious, yüzün yokluğuyla, formun dinginliğiyle ve taşıdığı maddesel gerilimle insan zihninin katmanlı yapısına işaret eden soyut ve stilize bir heykeldir.
Hibrit bir beton–metal tozu karışımından oluşan bu yapı, sağlam bir metal taban üzerinde yükselir. Ağırlık ile ağırlıksızlık, hamlık ile incelik arasındaki sürtüşmeyi bünyesinde barındırır. Bu maddesel ikilik, kavramsal yankıyı derinleştirir: yapı ile çözülme arasında askıya alınmış bir bilinç hâli.
Yüz özelliklerinin yokluğu bir boşluk değil; yansıtma, düşünme ve yüzleşme için açık bir davettir. Bu duruluğunda figür, söylenemeyen her şey için bir kap haline gelir.
The Conscious, bir portre değil; içe dönük bir aynadır. Kimliğin tanımlanmadığı, keşfedildiği bir alandır.