Eserleri anlaşılmayı değil, hissedilmeyi talep eder.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım temelli bir altyapıdan beslenen yaratıcı evreni, sınırlanmaya dirençlidir. Onun için disiplinler sınır değil, kırılmanın davetidir.
Resim, illüstrasyon, tipografi ve afiş estetiğinin kesişimindeki bu uçucu alanda, müzik gibi hareket eden gür, acil ve dizginlenemez bir görsel dil kurar. Onun işleri fısıldamaz; başkaldırır.
Renk bir çığlığa, metin bir bedene dönüşür.
Her kompozisyon, şefkatle sarılmış bir manifestodur.
Punk ruhuna kök salmış bu ifade biçimi, yalnızca isyanı referans almaz; onu yaşar. Tekrarlayan bir figür ağzında bir çiçekle bir hayalet gibi geri döner: hem kırılgan hem vahşi. Bu motif, güzellik aracılığıyla hayatta kalmanın; zarafetle başkaldırmanın sembolüdür.
“We are the flowers in your dustbin” yalnızca bir slogan değil, düzen, sessizlik ve kayıtsızlığa karşı şiirsel bir direniştir.
Get Society × GET SOART çatısı altında, onun eserlerini yapılmış kompozisyonlar olarak değil, yaşamsal titreşimler olarak görürüz. Bu çalışmalar; imgenin sese, kimliğin ise temsil yerine çözülmeye dönüştüğü ham, yüklü alanlardır. Sanatı yerinde durmaz; yüzeyin altını yakar bizi acının ve iyileşmenin tam kesiştiği noktada buluşmaya çağırır.