Kendini Gizleme, karanlığın rahminde bir titremeyle başlar. Öz hareketlenir, yokluğun dilbilgisini öğrenir, kendini gömer, toprağa dönüşür ama hiçlik olmayı reddeder. Uzar, dallanır, düğümlenir; içine sığmaz. En sonunda kendisiyle yüzleşir, fakat yalnızca gölgeler halinde: çok sayıda, tetikte, çoğalan.
Yolu seçer ve onunla kalır, dallarını bu adanmışlığa sunar. Işık yayılır. Karanlık hâlâ oradadır, ama yolu delip geçemez. Gölgenin her zaman var olacağı bu yerde, eser başka bir gerçeği ilan eder: dayanmak, saklanmak değil, kendi gölgesinin yanında gizlenmeden görünmektir.