Memento 2, içgüdüsel bir dışavurum değil; kasıtlı bir direniş eylemidir. İçsel bir dünyayı ifade etmektense, dış dünyanın şiddetine karşı görsel bir savunma olarak işlev görür. Okunmak için değil, kesintiler ve uyumsuzluklar yoluyla hissedilmek için vardır.
Tanımlanabilir figürler, takip edilecek bir anlatı yoktur. Bu eser temsiliyeti reddeder; bunun yerine soyutlama yoluyla sürtünmeyi, aciliyeti ve karşı duruşu bedenleştirir. Elektrik pembeleri ve katmanlı sarılar dekoratif değildir. Onlar bağırır. Alanı işaretler, sınırlamayı reddeder ve izleyiciyi ödünsüz bir varlıkla yüzleştirir.
Memento 2’de yokluk, direnişin aracına dönüşür. Hiçbir şey talep etmez ve hiçbir konfor sunmaz. Görüntü olarak değil, bir duruş olarak ayaktadır.